ODTÜ DAS NEDİR?

Okulların başlamasıyla çalışma hayatı yeni bir dinamizm kazanmakta, ve herkesin meşguliyeti artmaktadır. Üniversitelerde sınavlar, dersler, ödevler, projeler derken, öğrencilerin seminerlere katılması güçleşmektedir. Öğretim üyelerinin de benzer nedenlerden hem seminer vermeleri, hem de seminerlere katılımları zorlaşmaktadır. Halbuki üniversitede yeni alanlar hayat bulurken bazen alan dışından bir katılımcı bambaşka görüş açısıyla önemli katkılar verebilir. “Bu alanda derinleşmeliyim” duygusu gelişir...

Çok çeşitli etkileşimlerin gelişeceği, yaşadıkça öğrenmenin zevkinin hissedileceği bir ortam sunuyor ODTÜ. Yıllardır Halk Konferansları düzenleyen ODTÜ, DAS'la herkesin ilgi duyacağı konuları bir araya getirmektedir. Farklı alanlardan katılımcıların deneyimli hocalarla birlikte bilgilerinin güncellenmesi, disiplinler arası ilişkilerin artırılması ve çok yönlü gelişmeye katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

ODTÜ Dönem Arası Seminerlerinin yedincisi bu sene 4-5 Şubat 2019 tarihlerinde ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi B Blok salonlarında gerçekleştirilecek... ODTÜ DAS sempozyumlardaki ana konu etrafında öbeklenmiş alt konu yapılanmasından farklı olarak çok çeşitli alanları kapsıyor. 11:00-16:30 saatleri arasında 2 günde 33 oturumda değişik konular uzmanlarınca sunulacaktır.

Program

Tüm programı indirmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

  • 4 ŞUBAT PAZARTESİ
    1. Gün
  • 5 ŞUBAT SALI
    2. Gün
  • Salon 1
  • Salon 2
  • Salon 3
  • Salon 4

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Tülin GENÇÖZ
Ruh Sağlığı, Değişim ve Psikanaliz

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Prof. Dr. Güngör GÜNDÜZ
Kaos ve Biz

Kaos doğanın temel düzenidir ve kaosun ne olduğu bilimsel olarak son elli yıl içinde anlaşılmıştır. Kaos bilimin basit bir dalı olmayıp bütün doğa olaylarını ve dolayısıyla bütün canlıların davranışını kapsar. Doğal olarak da toplumsal olayların anlaşılmasında işe yarar. Kaos sanılanın aksine bir üst düzey düzenin adıdır. Kaos her zaman kendi içinden yeni bir düzen çıkarabilir. Bize kargacık burgacık görünen bütün doğa şekillerinde, melodilerde, tarihte imparatorlukların yükselişinde, beyin dalgalarında kaos davranışı vardır ve bütün bu tür olaylar matematiksel olarak kesin bir şekilde ifade edilebilir. Bu seminerde kaos ve değişim hakkında bilgi verilecektir.

15:30 - 16:30 Dr. Öğr. Üyesi Göknur KAPLAN AKILLI
Oyunlaştırabildiklerimizden misiniz?

Bu seminerin amacı: “Günlük ve iş hayatındaki rutin işlerin gerçekleştirilmesi ve sürekliliği için bireylerin motivasyon ve isteklerini oyun öğeleri kullanarak nasıl artırabiliriz?” sorusunun cevaplarını uygulamalı olarak paylaşmaktır.

11:00 - 12:00 Öğr. Gör. Sedat CANLI
Nano'dan Astro'ya Görebildiklerimiz Göremediklerimiz

Bilim insanları daha küçüğü daha iyi görmek adına ve daha uzağı görmek adına birçok görüntüleme yöntemi keşfetmişlerdir. Elektron mikroskoplarından uzay teleskoplarına, tıpta ve güvenlikte kullanılan görüntüleme cihazlarına ve diğer birçok bilimsel görüntüleme sistemlerine kadar değinip, neleri görüp neleri henüz göremediğimizi konuşacağız.

12:30 - 13:30 Doç. Dr. Feyza TANTEKİN ERDEN
Geleceğe İlk Adım Nitelikli Okul Öncesi Eğitimi ile Başlar

Erken çocukluk dönemi, çocukların gelişiminde ve sağlıklı bireyler olarak yetişmelerinde temel yapı taşlarının atıldığı kritik ve önemli bir dönemdir. Bu dönemde gelişimlerinin büyük bir kısmı tamamlanmış olur, ayrıca yaşamlarının ilk altı yılı içinde tüm yaşamlarını etkileyecek bilgileri edinirler. Bu seminerde okulöncesi eğitimin önemine kısaca değinilerek, nitelikli bir okulöncesi eğitiminin özellikleri tartışılacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Doç. Dr. Tuğba TOKEL
Sosyal Fobilere Yönelik Sanal Gerçeklikle Maruz Bırakma Terapi Sistemi

Sosyal Anksiyete Bozukluğu (SAB), diğer adıyla sosyal fobi, sosyal ortamlarda ve performans durumlarında bireyin diğer insanlar tarafından yapılacak olumsuz değerlendirme, eleştiri ve varılacak yargılara karşı duyduğu yoğun bir kaygı ve korkudur. SAB yaşayan bireyler için sosyal ortamlarda yabancılarla tanışmak ve konuşmak, mülakatlara katılmak, yetkili kişilerle konuşmak, toplantılarda konuşmak veya topluluk önünde sunum yapmak yoğun kaygı yaratan durumlardır. SAB gerek sosyal hayatı gerekse mesleki performansı derinden etkiler. SAB yaşayan bireyler tedavi talebinde bulununcaya kadar bu durumla yaşarlar ve bu bireylerin üçte ikisi tedavi almadan yaşamlarını sürdürür. Maruz Bırakma Terapisi bireylerin korkularıyla yüzleşmelerine yardımcı olmak amacıyla kullanılan bir bilişssel-davranışçı psikoterapi yöntemidir. Bu terapi türünde, terapist bireyleri korktukları ve kaçındıkları şeyle “yüzleştirebilmek” için güvenli bir ortam yaratarak, aslında gerçek bir tehdit altında olmadıklarını göstermeyi amaçlar. Ancak bu yöntem hem zaman alır, hem de oldukça maliyetli olabilir. Aynı zamanda, gerçek hayatın öngörülemezliği ve belirsizliği bu terapiyi zorlaştırır. Bu özellikle “Sosyal Fobi” tedavisi için geçerlidir. Sanal Gerçeklik ile Maruz Bırakma Terapisi, bireylerin korktuğu ve endişe duyduğu uyaranlara, üç boyutlu sanal ortamlarda yüzleştirildiği bir psikoterapi yöntemidir. SGIT Sanal Gerçeklik ile Maruz Bırakma Terapisi, fobi, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar ve travma sonrası stres bozukluğu tedavilerinde kullanılır. VR-Social, sosyal anksiyete bozukluğunun diğer adıyla sosyal fobinin tedavisi için geliştirilen Sanal Gerçeklikle Maruz Bırakma Terapi Sistemi’dir. VR-Social terapi sisteminde, bireyler gerçek hayatta karşılaşabilecekleri kaygı ve korku durumları ile, 3B modellenerek simüle edilmiş sanal ortamlarda karşı karşıyadır. Kendilerini fiziksel, sosyal ve duygusal olarak sanal ortamda var olduklarını hissedebildikleri gibi, çok kullanıcılı ortamda bulunan diğer karakterler ile de birlikte bulunuşluğu hissedebilirler.

15:30 - 16:30 Doç. Dr. Saadettin KİRAZCI
Sporda Yetenek Nedir?

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Seçil KARAL AKGÜN
Türkiye Cumhuriyeti'nde Kadın Eşitliği

Türkiye Cumhuriyetinde Kadın Eşitliği konulu ders kapsamında Türk kadının hakları yönünden eski Türk ve Osmanlı tarih içindeki durumu özetlendikten sonra toplumsal eşitliğinin Atatürk’ün önderliğinde gerçekleşen Türk Devriminin getirisi olarak yasal boyut kazanması ve Cumhuriyetin 100. Yılına yaklaşılırkenki durumu üzerinde durulacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Öğr. Üyesi Müslüm İLGÜ
Tanı ve Tedavide Aptamerler

15:30 - 16:30 Prof. Dr. Şakir ERKOÇ
Nanobilim ve Nanoteknoloji: Gelişmeler, Uygulamalar

Nanobilim ve nanoteknoloji çalışmalarının sonuçları doğrudan ve dolaylı olarak hayatımızın hemen her aşamasında ve günlük yaşamımızda kullanılabilir hale gelmiştir. Dolayısı ile bu sahada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yatırımlarını ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini arttırarak devam etmektedirler. Bu konuşmada nanobilim ve nanoteknoloji’ye genel bir bakış yapılacak, gelişmeler ve bazı uygulama örneklerinden bahsedilecektir.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Dr. Öğr. Üyesi Nejan HUVAJ
"Pisa Kulesi Neden Eğiktir? Geoteknik Mühendisliği Nedir?"

Bu seminerde inşaat mühendisliğinin anabilim dallarından biri olan "geoteknik mühendisliği"nin uygulama alanları tanıtılacaktır. Seminer kapsamında değinilecek konulardan bazıları: İtalya'daki Pisa Kulesi neden eğiktir? Dubai'de denizin ortasında bir gökdelen nasıl yapılır? "zemin mekaniği" nedir, "zemin etüdü" ne demektir, binaların temelleri nasıl tasarlanır? Depremde bazı zeminlerde görülen "sıvılaşma" nedir, nasıl oluşur? istinat duvarları neden göçer?

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 16:30 Prof. Dr. Tayfur ÖZTÜRK
Enerji Depolama-ENDAM

"Küresel Isınma, Enerji Tüketiminin Kaynaklara göre Dağılımı , Enerji tüketimi ileriye yönelik projeksiyon, Enerji(elektrik) tüketiminde-günlük profil. Enerji depolama. Yenilenebilir enerji-neden depolama gerekli, Depolama yöntemleri: Pompaj depolamalı HESler , Elektrokimyasal Enerji depolama, Gaz şebekesinde enerji depolama. Enerji Depolamada ENDAM çalışmaları "

15:30 - 16:30 Av. İdil Buse KÖK HAZER
ODTÜ'deki Buluşlar

Buluşçu (mucit) , problemlere çözüm bulan ve hayatı insanlar için daha kolay hale getirmek için yaratıcı fikirler düşünen insandır. Buluşçunun bulduğu bu çözümlere ve yaratıcı fikirlere de buluş denilmektedir. Bu seminerde buluşların nasıl ortaya çıktığı, hangi çözümlerin buluş olarak kabul edileceği, günlük hayatta patent kavramının kullanımı ve ODTÜ’de ortaya çıkan buluşlar anlatılacaktır.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Dr. Fzt. Özlem ÖNER ÇOŞKUN
Ağrısız Omurga İçin Doğru Postür

Doğru postür nedir? Postür bozukluklarının bel-boyun-sırt ağrıları ile ilişkisi, koruyucu ergonomik yaklaşımlar.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Doç. Dr. Can BİLGİN
Evcil Köpeğin Evrimsel Tarihi

15:30 - 16:30 Prof. Dr. Meryem BEKLİOĞLU
İnsanın Neden Olduğu Ekolojik Krizler: Çözüm Var mı?

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Ahmet TÜRER
Deprem Öncesinde ve Hemen Sonrasında Binamız Hakkında Merak Ettiklerimiz ve Yeni Teknolojik Çözümler

Bu seminerde, deprem öncesi binaların hızlı değerlendirme yöntemleri ve internet üzerinden kullanılabilen ücretsiz bina değerlendirme yazılımları ile deprem olduktan hemen sonra binanızın yapısal durumunu tespit etmeye yönelik Odtükent'de geliştirilmiş bir Yapısal Sağlık İzleme (YSİ) sistemi çalışması hakkında bilgi verilecektir.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Prof. Dr. Tayfur ÖZTÜRK
Enerji Depolama

Yenilenebilir enerjinin özellikle güneş ve rüzgar enerjinin toplam enerjideki payı çok hızlı bir artış göstermektedir. Ancak bu enerjinin kesintili niteliği depolamayı zorunlu kılmaktadır. Yenilenebilir enerjide arzu edilen artış ancak depolamanın çözüme kavuşturulduğu oranda mümkün gözükmektedir. Depolama, ulusal şebekede üretim tarafında olabileceği gibi dağıtımda ve hatta tüketimde -örneğin konutlarda bataryalarda - yapılabilmektedir. Sonuncu yaklaşım özellikle dağıtık enerji sistemlerine geçiş açısından önemlidir. Seminerde enerji depolama hem elektrik şebekesi hem de gaz şebekesinde genel hatları ile değerlendirilmekte ve depolamada kullanılabilecek farklı yöntemler üzerinde durulmaktadır.

15:30 - 16:30 Prof. Dr. Serkan ÖZGEN
Havacılıkta Jet Çağının Başlangıcı

Jet motorlarının çalışma prensibi, ilk jet motorları ve ilk jet uçakları, 2. Dünya Savaşında jet motorlu uçaklar, Soğuk Savaş döneminin başında jet uçakları, teknolojik zorluklar ve çözümler, sivil havacılıkta jet çağının başlangıcı ve Türkiye’de jet çağının başlangıcı konularını içermektedir.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Mustafa KAVİCİ
STEM Eğitiminde Origami

Origami alanının STEM eğitimine nasıl entegre edilebildiği üzerinde durulacak ve bu konuda uygulamalar yapılacaktır.

10:45 Bülent Gözcelioğlu Fotoğraf Sergisi Açılışı
Antarktika, Afrika, Patagonya ve Türkiye Sualtında 50 Fotograf


Yaşadığımız Dünya’da Yaban Hayat
Antaktika-Afrika-Patagonya-Türkiye Denizleri

Fotoğraf Sergisi ve Söyleşi
Dr. Bülent Gözcelioğlu


Antarktika. Dünyanın en soğuk, en uzak, en rüzgârlı, canlılar için koşulların en zorlu olduğu kıta. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20°C, kış aylarında ise -50°C ile -60°C arasında. Yeryüzünde ölçülen en düşük sıcaklık olan -93,2°C de yine Antarktika’da. Antarktika’daki buzlar, kara parçasının yaklaşık %99’unu kaplıyor. Bu buzlar aynı zamanda dünyandaki toplam buzların %90'nını oluşturuyor. Böyle bir ortamda bazı canlılar burada rahatlıkla yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Patagonya. Güney Amerika’nın en güney bölgesini kaplayan geniş bir doğa parçası. Antarktika gidiş yolunun tam üzerinde. Ateş Toprakları Mili Parkı, Horn Burnu, Beagle Kanalı, Macellan Boğazı gibi etkileyiciyi doğa parçalarını içine alır ve sıra dışı bir biyoçeşitliliğe sahiptir.

Afrika. 50.000’den fazla bitki, 1000’den fazla memeli ve 1500’den fazla kuş türünün yaşadığı Afrika’da çöllerden yağmur ormanlarına, savanalardan sulak alanlara ve resiflere kadar çok farklı tipte ekosistemler var. BU ekosistemler birçok canlı için uygun yaşam ortamı sağlıyor. Ancak Afrika’daki biyoçeşitlilik tehdit altında. 1900’lerin başında kurulmaya başlanan 3.000 kadar korunan alan var. Bugün yaşayan birçok canlı bu alanlarda yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Türkiye denizleri. Ülkemiz denizleri barındırdıkları zengin canlı çeşitliliğiyle ilginç bir görünüme sahip. Bu zenginliğin nedeni, denizlerimizin farklı jeolojik, ekolojik ve iklimsel özellikler göstermesi. Güneyde sıcak ve tuzlu sularıyla Akdeniz, kuzeyde soğuk ve az tuzlu sularıyla Karadeniz ve her iki deniz arasında bağlantıyı sağlayan, her iki denizin de özelliklerini taşıyan Marmara ve Ege denizleri… İklimsel ve jeolojik nedenlerden dolayı Akdeniz’de sıcak ve tuzlu suları seven canlılar yaşarken, Karadeniz’de soğuk ve az tuzlu suları seven canlılar yaşar. Bunun yanı sıra hem Atlantik Okyanusu’ndan hem de Kızıldeniz’den Akdeniz’e sürekli olarak yeni türler girer. Kızıldeniz’den girişler son zamanlarda o kadar arttı ki, Doğu Akdeniz’de görülen balık türlerinin çoğunluğunu Kızıldeniz göçmenleri oluşturuyor. Tüm bunlar, ülkemizdeki denizlerin farklı türlerde canlı barındırmasının nedenleridir.

Antarktika’nın, Patagonya’nın, Afrika’nın yaban hayatı ile Türkiye denizlerindeki sualtı yaşamını merak ediyorsanız bu fotoğraf sergisine gelebilirsiniz.

  • Salon 1
  • Salon 2
  • Salon 3
  • Salon 4

  • Salon 5
11:00 - 12:00 Prof. Dr. Arzu GÖNENÇ SORGUÇ
Tasarımı Düşünmek Tasarlayarak Düşünmek

12:30 - 13:30 Doç. Dr. Çiğdem ATAKUMAN
Prehistorik Düşünce ve İnanç

Günümüzden beşbin yıl önce yazılı iletişime geçtiğimizden bu yana, insan topluluklarının dünyayı algılama ve düşünme biçimlerinin sosyal yapılarıyla ilişkisini anlamak kolaylaştı. Ancak, türümüzün tarihi 3 milyon yıllık bir geçmişe dayanıyor. Bu zaman dilimi boyunca geçirdiğimiz bilişsel ve sosyal dönüşümleri, geride kalan taş aletlerden, sanat eserlerinden ve özellikle de ölüm sonrası gerçekleştirilen eylemlerden anlayabiliyoruz. Bu derste, arkeolojik örnekler ışığında, ölüme verdiğimiz reaksiyonların gelişimi ve bunların sosyal ve bilişsel temelleri açıklanacak, aynı zamanda, prehistorik inanç ve düşüncenin, günümüz toplumlarında halen yaşamakta olan bazı unsurları üzerinde durulacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00

15:30 - 16:30 Doç. Dr. Sinan Kaan YERLİ
Astro Geyik - 20

Temel bir kaç astronomi konusuna dokunduktan sonra güncel astronomi gündemi üstüne, gerektiğinde etkileşimli, sohbet havasında evrenin her köşesine erişeceğimiz bir saatlik gezinti.

11:00 - 12:00 Prof. Dr. Oğuz UZOL
Rüzgar Enerjisi ve Rüzgar Türbinleri

Ruzgar enerjisi dunyada gittikce yayginlasan ve ozellikle 2000'li yillarin ortalarindan baslayarak Avrupa dahil olmak uzere bircok yerde fuel-oil, nukleer, hidro ve komur gibi daha ana akim enerji kaynaklarini enerji uretim kapasitesi olarak gecmis olan bir yenilenebilir enerji turudur. Bu konusma, ruzgar enerjisi yatirimlarinin dunyada ve Turkiye'deki son durumu, bazi temel kavramlar, ruzgar enerjisi ve ruzgar turbini muhendisligi ile ilgili bazi konulari kapsayacak ve ornekler verilecektir. Ruzgar turbini teknolojileri konusunda Turkiye'deki en kapsamli arastirma merkezi olan ODTU-RUZGEM ile ilgili de bilgi verilecek ve merkezde yapilan calismalardan ornekler paylasilacaktir.

12:30 - 13:30 Doç. Dr. Cengiz ACARTÜRK
Siber Güvenlik ve İnsan Faktörleri

Bu konuşmada siber güvenliğin kapsamı ve temel yaklaşımlar ele alınacak, bilgi sistemlerine yönelik siber tehditler ve saldırı örnekleri anlatılacak, bireylere yönelik siber tehditler ve saldırı örnekleri sunularak sosyal mühendislik çalışmaları tanıtılacak, siber güvenlik alanında günümüzde öne çıkan eğilimler ve gelecek öngörüleri sunulacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Öğr. Üyesi Murat Perit ÇAKIR
Beyinlerarası Etkileşim: Sosyal Etkileşimin Sinirbilimsel İzdüşümleri

15:30 - 16:30 Dr. Ali DOĞANAKSOY
Kriptografinin Matematik Temelleri

Açık anahtarlı ve simetrik anahtarlı şifre sistemlerinin kuruluşundaki basit matematik yapılar.

11:00 - 12:00 Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI
Küreselleşmenin Düşmanları ve Türkiye'nin Globalleşmedeki Konumu

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Ayşe Gül GÖZEN
X=Y mi?

X ve Y kromozomları cinsiyetimizi belirler. Bu kromozomlar ne tür genler taşırlar? Nesilden nesle aktarımda nasıl bir yol takip ederler? Bu kromozomlar yoluyla taşınan genetik bozukluklar nelerdir? Bu kromozomların tarihsel takibi bize neler gösterir? Hep beraber bakalım.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Bahadır GÜLBULAK
Bakış 'Aşı'sı

Aşı karşıtlığının hızla arttığı bu dönemde aşıların önemi, aşılar sayesinde unutulan hastalıklar, çocukluk çağı aşıları hakkında bilgi vereceğim. Daha sonra aşı karşıtları neler iddia ediyor, bu konuda neler yapılabilir konusuna değineceğim.

15:30 - 16:30 Doç. Dr. Emel AKÖZER
Bilim Tarihinde Bir Yanlış ve Bir Düzeltme

Bilim ve felsefe tarihçisi Alexandre Koyré, üç ciltlik Galileo Etütleri’nde (Études Galiléennes, 1939) ve örneğin “Galileo ve Platon” (1943, Ekim) başlıklı makalesinde, Galileo Galilei’nin bir “Platoncu” olduğu tezini savunur ve Galileo’nun biliminde gözlemin, deneyimin, deneyin önemini sorgular. Koyré’ye göre Galileo “Platoncu epistemolojinin takipçisi ve partizanı”dır (1943: 427); “onun bilimi Platon’un [Aristoteles’e karşı] rövanşıdır” (1966 [1939]: 290). Dahası Koyré (1943, Ekim) Galileo’nun bir Platoncu olduğunu kendisinin söylediğini (s. 425) öne sürer ve bunun en açık kanıtı olduğuna inanarak, onun 1633’te Engizisyon tarafından yasaklanan yapıtı İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog’dan (Dialogo, 1632) bir pasaj aktarır. Koyré’nin (1943, Ekim) dönemin Aristotelesçi filozoflarının Galileo’nun bilimine itirazlarını destekleyen bu tezinin (bkz. s. 422-425) bilim tarihi alanında Galileo karşıtı yeni bir efsaneye dönüşmesi uzun sürmemiştir (bkz. Cohen, 1985 [1960]: xiii-xiv; Holton ve Brush, 2005 [1952]: 80-83; Capecchi, 2018: 263). Şu var ki daha 1953’te, Dialogo’nun bilim tarihçisi Stillman Drake tarafından yapılan ve Albert Einstein’ın “Önsöz”üyle yayımlanan yeni İngilizce çevirisi bu efsaneyi sarsacaktır. Koyré’nin Galileo’nun bir Platoncu olduğunun kanıtı olarak öne çıkardığı pasaj bu çeviriden okunduğunda, önemli bir çeviri ve yorum hatasına da işaret etmektedir (bkz. Galileo, 1967 [1953 [1632]]: 190-191). Koyré’nin, Galileo’nun bir “Platoncu” olduğu, yazılarında betimlediği deneyleri belki hiçbir zaman gerçekleştirmediği, sadece “düşüncede deneyler” kurduğu tezi, yanlışlığı Thomas B. Settle’ın titiz çalışmalarıyla da ortaya koyulduktan sonra bile bilim tarihi ve bilim felsefesi alanlarında yıllar boyunca yeniden ve yeniden öne sürülmüş (bkz. Drake, 1973), sadece bilim eğitimi alanını değil, örneğin mimarlık tarihini ve kuramını da doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemiştir. Bu konuşma, Koyré’nin tezini “Galileo’nun kendi sözleri”ne dayandırmak için Dialogo’dan aktardığı pasaj üzerinedir.

11:00 - 12:00 Prof. Dr. Mahmut KUZUCUOĞLU
Kodlama ve Şifreleme

Kodlama ve şifreleme teorilerinin kısa bir tarihçesi ve hayatımıza etkileri ve uygulamaları.

12:30 - 13:30 Önder ŞENYAPILI
Sıradışı Yonutlar / Anıtlar -1-

Alışılmışın dışında çeşitli ülkelerde yapılmış yonutlar/anıtlar, sanatçıları, hangi amaçla tasarımlandıkları, vb. hakkında (örneklenerek) bilgi.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Önder ŞENYAPILI
Sıradışı Yonutlar / Anıtlar -2-

Alışılmışın dışında çeşitli ülkelerde yapılmış yonutlar/anıtlar, sanatçıları, hangi amaçla tasarımlandıkları, vb. hakkında (örneklenerek) bilgi.

15:30 - 16:30 Mustafa İhsan KIZILTAŞ
ODTÜ TEKNOKENT

ODTÜ Teknokent hakkında genel bilgilendirme, girişimcilik faaliyetleri, başarı hikayeleri

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Doç. Dr. Betil ERÖZ TUĞA
12:30 - 13:30 Öğr. Gör. Esranur EFEOĞLU
Türkçe'de Kadın Söylemi İncelemesi: Kahve Falı Anlatıları

Bu sunumda Türkçe'de kadın söylemi incelemesi yapmak amacıyla gerçekleştirilen bir Bilimsel Araştırma Projesinin ilk etap sonuçları paylaşılacaktır. Bu projenin amacı kültürel bir konuşma olayı olan ‘kahve falı/kahve sohbeti’ sırasında kullanılan Türkçe’deki kadın söylemlerini derlem-odaklı inceleyerek, dilbilimsel ve söylemsel özelliklerini saptamak ve dil, toplumsal cinsiyet ve bağlam kavramlarının etkileşimli ilişkisini araştırmaktı. Bu projede anadili Türkçe olan ve Türkiye’de yaşayan yetişkin kadınların, sadece kadınlardan oluşan küçük gruplarda, amatör veya profesyonel olarak kahve falı bak(tır)maları sırasında geçen özel ve samimi konuşmaları incelenmiştir. Bu sunumda söz konusu anlatıların dilbilimsel ve söylemsel özellikleri ve ortaya çıkan örüntülerin makro düzeyde işaret ettiği sosyolojik dinamikler tartışılacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Altan İLKUÇAN
Girişimciler için Pazarlama Stratejileri

Başarıya giden ve gitmeyen güncel örneklerle girişimciler için pazarlama stratejileri.

15:30 - 16:30 Doç. Dr. Gamze ÖZ
Hukuk ve Teknoloji (Teknolojinin Hukuku-Hukukun Teknolojisi)
Yaşamın her alanını önlenemez biçimde etkileyen dijital dönüşüm, günlük > yaşamımızı tamamıyla değiştirmekte, yeni alışkanlıklar hatta bağımlılıklar > yaratmakta. > > Ticari ilişkiler üzerindeki etkisine ayak uyduracak hızla olmasa da, kamu > hizmetlerinin görülmesinde ve uluslararası ilişkilerde dijital dönüşüm > ciddi paradigma değişikliklerine neden olmakta, 2000’li yılların başında > küreselleşme ile değişen değerler ve dengeler, şimdi de teknolojik > gelişmelerle değişmekte. > > Teknolojik dönüşümün elbette toplumsal ve hukuki sonuçları vardır. Bugün > endüstri 4.0 olarak tanımlanan ancak onun ötesinde öngörülerle ifade > edilen gelecek, doğası gereği uygulamalarında tutarlı ve değişimde > temkinli olması beklenen hukukta da “futurist” tartışmaları gündeme > getirmektedir.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Doç. Dr. Y. Eren KALAY
Malzemelerin Sihirli Dünyası

Malzemeler günlük hayatımızda heryerdeler. Cep telefonlarından, bilgisayarlara; ulaşım araçlarından binalara kadar malzemeler denizi ile çevriliyiz. Seminer kapsamında bu malzemelerin temel özellikleri (kimyasal, fiziksel, elektriksel, manyetik, mekanik vb.) ile kullanım alanları arasındaki ilişkiler ilginç örneklerle sunulacak, atomik ve nanoboyuttaki yapısal değişiklerin yeni malzemelerin geliştirilmesindeki önemi vurgulanacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Prof. Dr. Şakir ERKOÇ
Nanobilim ve Nanoteknoloji: Tıpta Uygulama Örnekleri

Nanobilim ve nanoteknoloji çalışmalarının sonuçları doğrudan ve dolaylı olarak hayatımızın hemen her aşamasında ve günlük yaşamımızda kullanılabilir hale gelmiştir. Dolayısı ile bu sahada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yatırımlarını ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini arttırarak devam etmektedirler. Bu konuşmada nanobilim ve nanoteknoloji’ye genel bir bakış yapılacak, özellikle tıpdaki uygulama örneklerinden bahsedilecektir.

15:30 - 16:30

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Mustafa KAVİCİ
STEM Eğitiminde Kirigami

Kirigami alanının STEM eğitimine nasıl entegre edilebildiği üzerinde durulacak ve bu konuda uygulamalar yapılacaktır.

10:45 Bülent Gözcelioğlu Fotoğraf Sergisi Devam Ediyor
Antarktika, Afrika, Patagonya ve Türkiye Sualtında 50 Fotograf


Yaşadığımız Dünya’da Yaban Hayat
Antaktika-Afrika-Patagonya-Türkiye Denizleri

Fotoğraf Sergisi ve Söyleşi
Dr. Bülent Gözcelioğlu


Antarktika. Dünyanın en soğuk, en uzak, en rüzgârlı, canlılar için koşulların en zorlu olduğu kıta. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20°C, kış aylarında ise -50°C ile -60°C arasında. Yeryüzünde ölçülen en düşük sıcaklık olan -93,2°C de yine Antarktika’da. Antarktika’daki buzlar, kara parçasının yaklaşık %99’unu kaplıyor. Bu buzlar aynı zamanda dünyandaki toplam buzların %90'nını oluşturuyor. Böyle bir ortamda bazı canlılar burada rahatlıkla yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Patagonya. Güney Amerika’nın en güney bölgesini kaplayan geniş bir doğa parçası. Antarktika gidiş yolunun tam üzerinde. Ateş Toprakları Mili Parkı, Horn Burnu, Beagle Kanalı, Macellan Boğazı gibi etkileyiciyi doğa parçalarını içine alır ve sıra dışı bir biyoçeşitliliğe sahiptir.

Afrika. 50.000’den fazla bitki, 1000’den fazla memeli ve 1500’den fazla kuş türünün yaşadığı Afrika’da çöllerden yağmur ormanlarına, savanalardan sulak alanlara ve resiflere kadar çok farklı tipte ekosistemler var. BU ekosistemler birçok canlı için uygun yaşam ortamı sağlıyor. Ancak Afrika’daki biyoçeşitlilik tehdit altında. 1900’lerin başında kurulmaya başlanan 3.000 kadar korunan alan var. Bugün yaşayan birçok canlı bu alanlarda yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Türkiye denizleri. Ülkemiz denizleri barındırdıkları zengin canlı çeşitliliğiyle ilginç bir görünüme sahip. Bu zenginliğin nedeni, denizlerimizin farklı jeolojik, ekolojik ve iklimsel özellikler göstermesi. Güneyde sıcak ve tuzlu sularıyla Akdeniz, kuzeyde soğuk ve az tuzlu sularıyla Karadeniz ve her iki deniz arasında bağlantıyı sağlayan, her iki denizin de özelliklerini taşıyan Marmara ve Ege denizleri… İklimsel ve jeolojik nedenlerden dolayı Akdeniz’de sıcak ve tuzlu suları seven canlılar yaşarken, Karadeniz’de soğuk ve az tuzlu suları seven canlılar yaşar. Bunun yanı sıra hem Atlantik Okyanusu’ndan hem de Kızıldeniz’den Akdeniz’e sürekli olarak yeni türler girer. Kızıldeniz’den girişler son zamanlarda o kadar arttı ki, Doğu Akdeniz’de görülen balık türlerinin çoğunluğunu Kızıldeniz göçmenleri oluşturuyor. Tüm bunlar, ülkemizdeki denizlerin farklı türlerde canlı barındırmasının nedenleridir.

Antarktika’nın, Patagonya’nın, Afrika’nın yaban hayatı ile Türkiye denizlerindeki sualtı yaşamını merak ediyorsanız bu fotoğraf sergisine gelebilirsiniz.


11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Öğr. Gör. Sedat CANLI
Nano'dan Astro'ya Görebildiklerimiz Göremediklerimiz

Bilim insanları daha küçüğü daha iyi görmek adına ve daha uzağı görmek adına birçok görüntüleme yöntemi keşfetmişlerdir. Elektron mikroskoplarından uzay teleskoplarına, tıpta ve güvenlikte kullanılan görüntüleme cihazlarına ve diğer birçok bilimsel görüntüleme sistemlerine kadar değinip, neleri görüp neleri henüz göremediğimizi konuşacağız.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00

15:30 - 16:30 Prof. Dr. Faruk GENÇÖZ
15:30 - 16:30 Doç. Dr. Ömer DELİALİOĞLU
Eğitimde Sosyal Medya ve Mobil Aygıt Kullanımı

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Lütfü EROL
Sanat İnsan için Neden Gerekir?

15:30 - 16:30 Dr. Münir Cem KAYALIGİL
Sosyal Bilimlerle Doğa Bilimlerini Ayır(ma)mak

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Dr. Öğr. Üyesi Müslüm İLGÜ
Tanı ve Tedavide Aptamerler

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00

15:30 - 16:30 Doç. Dr. Ceylan Talu YOZGATLİGİL
Hayatımıza Yön Veren İstatistik

İstatistik karar verme süreçlerinde çok önemli rol oynayan bir bilim dalıdır. Tüm bilim dalları istatistik analizleri sayesinde hipotezlerini test ederler ve doğru tespitlerde bulunurlar. Sunum sırasında istatistiğin günlük hayatımızdaki ve bilim dünyasındaki yeri örneklerle gösterilecektir. İstatistik biliminin nerelerden nerelere doğru ilerlediği ülkemiz ve dünyadaki yeri tartışılacaktır.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Nil UZUN
Kentsel Dönüşüm: Kavramlar ve Türkiye'deki Uygulamalar

Bu seminerde kentsel dönüşüm ile ilgili farklı tanımlara yer verilecektir. bu tanımların ardından Türkiye'de kentlerin Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren nasıl geliştiği ve dönüştüğü aktarılacaktır. Son olarak da örnekler üzerinden 1980 sonrasında gözlemlenen kentsel dönüşüm süreci açıklamacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00
Türkiye Cumhuriyeti'nde Kadın Eşitliği

15:30 - 16:30

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Raşit TURAN
Güneş Enerjisi Dönüştürme Teknolojileri ve GÜNAM -1-

Günümüzde, güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürmenin başlıca yolu fotovoltaik (FV) güneş hücrelerinin kullanılmasıdır. Diğer tüm enerji dönüşüm yöntemlerden farklı olarak, FV hücreler, güneşten gelen fotonları doğrudan elektrik akımına dönüştürür. Hareketsiz ve sessizdir. En temiz enerji kaynaklarından birisidir. Gelecekte ana enerji kaynağı olması beklenmektedir. Bu konuşmada, FV teknolojilerinin teknik ve bilimsel özelliklerinden bahsedilecektir. Bu teknolojilerin büyük boyutta üretimi ve bu üretim için gereken yatırımın özellikleri verilecektir. Yerli üretim ve bu yönde GÜNAM'ın rolü tartışılacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Prof. Dr. Raşit TURAN
Güneş Enerjisi Dönüştürme Teknolojileri ve GÜNAM -2-

Günümüzde, güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştürmenin başlıca yolu fotovoltaik (FV) güneş hücrelerinin kullanılmasıdır. Diğer tüm enerji dönüşüm yöntemlerden farklı olarak, FV hücreler, güneşten gelen fotonları doğrudan elektrik akımına dönüştürür. Hareketsiz ve sessizdir. En temiz enerji kaynaklarından birisidir. Gelecekte ana enerji kaynağı olması beklenmektedir. Bu konuşmada, FV teknolojilerinin teknik ve bilimsel özelliklerinden bahsedilecektir. Bu teknolojilerin büyük boyutta üretimi ve bu üretim için gereken yatırımın özellikleri verilecektir. Yerli üretim ve bu yönde GÜNAM'ın rolü tartışılacaktır.

15:30 - 16:30 Prof. Dr. Güngör GÜNDÜZ
Nükleer Enerji ve Biz

Nükleer enerji olağanüstü gücü ve özellikleri nedeniyle hayranlıkla korku arasında gidip gelen bir duyguya yol açar. Bilmediğimiz her şey bize zarar verir. Büyük güçleri nasıl ehlileştireceğimizi ve nasıl kullanabileceğimizi öğrenebildiğimiz zaman bize büyük bir yarar sağlar. Bu konuşmada nükleer gücün kaynağı, özellikleri, nükleer santrallarda nasıl bize yararlı duruma getirildiği anlatılacaktır. Değişik enerji kaynaklarıyla karşılaştırılması yapılacak, enerji ile ilgili kazalara değinilecektir.

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30 Prof. Dr. Ali İhsan AROL
Taştan Taca Madenler

Madencilik insanlık tarihi boyunca farklı biçimlerde var olmuş bir üretim alanıdır. Günümüzde, toplumların küçük bir bölümü madencilik yapmaktadır. Dolayısıyla, az sayıda insan madencilik konusunda bilgi sahibidir. Önemli bir kesim için, madencilik yaşanan kazalar ile gündeme gelmektedir. Bu sunumda, toplumlar için son derece önemli olan ve oldukça geniş bir uygulama alanını kapsayan madenciliğin arama, işletme, cevher zenginleştirme, izabe gibi aşamaları anlatılacaktır.

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Doç. Dr. Yeşim SOYER
Gıda Zehirlenmelerinin DNA Parmak İzi

Gıda marketlerindeki küreselleşme ve gıdaların üretim ve dağıtımları aşamasında yeni yöntemlerle kontamine olmuş bir gıda ürününün şehir dışı, ülke dışı tüketicilere ulaşabilme imkânı, çoklu şehir ve hatta çoklu ülkelerde gıda kaynaklı hastalıkların artmasına neden olmaktadır. (Moleküler alt tipleme teknikleri ve veri analizi için geliştirilen bilgisayar yazılımlarındaki gelişmeler, laboratuarlara hastalıkları tanıma ve bakteriyel enfeksiyon nedenli salgınları inceleyebilme imkanı sağlamaktadır. Gelişen tipleme teknikleri ile veri analizindeki imkânların entegrasyonu, salgınların erken tanısını sağlamaktadır.

15:30 - 16:30 Dr. Altan İLKUÇAN

11:00 - 12:00

12:30 - 13:30

13:30 - 14:00
Kahve ve Çay Arası

14:00 - 15:00 Dr. Mustafa KAVİCİ
STEM Eğitiminde Ahşap

Ahşap alanının STEM eğitimine nasıl entegre edilebildiği üzerinde durulacak ve bu konuda uygulamalar yapılacaktır.

10:45 Bülent Gözcelioğlu Fotoğraf Sergisi Devam Ediyor
Antarktika, Afrika, Patagonya ve Türkiye Sualtında 50 Fotograf


Yaşadığımız Dünya’da Yaban Hayat
Antaktika-Afrika-Patagonya-Türkiye Denizleri

Fotoğraf Sergisi ve Söyleşi
Dr. Bülent Gözcelioğlu


Antarktika. Dünyanın en soğuk, en uzak, en rüzgârlı, canlılar için koşulların en zorlu olduğu kıta. Ortalama sıcaklık yaz aylarında -20°C, kış aylarında ise -50°C ile -60°C arasında. Yeryüzünde ölçülen en düşük sıcaklık olan -93,2°C de yine Antarktika’da. Antarktika’daki buzlar, kara parçasının yaklaşık %99’unu kaplıyor. Bu buzlar aynı zamanda dünyandaki toplam buzların %90'nını oluşturuyor. Böyle bir ortamda bazı canlılar burada rahatlıkla yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Patagonya. Güney Amerika’nın en güney bölgesini kaplayan geniş bir doğa parçası. Antarktika gidiş yolunun tam üzerinde. Ateş Toprakları Mili Parkı, Horn Burnu, Beagle Kanalı, Macellan Boğazı gibi etkileyiciyi doğa parçalarını içine alır ve sıra dışı bir biyoçeşitliliğe sahiptir.

Afrika. 50.000’den fazla bitki, 1000’den fazla memeli ve 1500’den fazla kuş türünün yaşadığı Afrika’da çöllerden yağmur ormanlarına, savanalardan sulak alanlara ve resiflere kadar çok farklı tipte ekosistemler var. BU ekosistemler birçok canlı için uygun yaşam ortamı sağlıyor. Ancak Afrika’daki biyoçeşitlilik tehdit altında. 1900’lerin başında kurulmaya başlanan 3.000 kadar korunan alan var. Bugün yaşayan birçok canlı bu alanlarda yaşamlarını devam ettirebiliyorlar.

Türkiye denizleri. Ülkemiz denizleri barındırdıkları zengin canlı çeşitliliğiyle ilginç bir görünüme sahip. Bu zenginliğin nedeni, denizlerimizin farklı jeolojik, ekolojik ve iklimsel özellikler göstermesi. Güneyde sıcak ve tuzlu sularıyla Akdeniz, kuzeyde soğuk ve az tuzlu sularıyla Karadeniz ve her iki deniz arasında bağlantıyı sağlayan, her iki denizin de özelliklerini taşıyan Marmara ve Ege denizleri… İklimsel ve jeolojik nedenlerden dolayı Akdeniz’de sıcak ve tuzlu suları seven canlılar yaşarken, Karadeniz’de soğuk ve az tuzlu suları seven canlılar yaşar. Bunun yanı sıra hem Atlantik Okyanusu’ndan hem de Kızıldeniz’den Akdeniz’e sürekli olarak yeni türler girer. Kızıldeniz’den girişler son zamanlarda o kadar arttı ki, Doğu Akdeniz’de görülen balık türlerinin çoğunluğunu Kızıldeniz göçmenleri oluşturuyor. Tüm bunlar, ülkemizdeki denizlerin farklı türlerde canlı barındırmasının nedenleridir.

Antarktika’nın, Patagonya’nın, Afrika’nın yaban hayatı ile Türkiye denizlerindeki sualtı yaşamını merak ediyorsanız bu fotoğraf sergisine gelebilirsiniz.

Kayıt Ol

Kayıtlarımızı EventBrite kullanarak alıyoruz. Aşağıdaki bağlantılara kullanarak hergün için ayrı ayrı biletlerinizi alabilirsiniz.

Bilet dağıtımları 22 Ocak 2019 tarihinde saat 10:00'da başlayacaktır.

Ne demişler?
  • Düşünün, ununu elemiş kitabını yazmış öğrencileri tarafından saygınlığını kazanmış bir profesör dönem dersleri ve sınavlar bittikten sonra yazlığına gidip dünyayı boş verip tatilini yapabilir. Fakat yapmıyor. Her renkten izleyicinin bulunduğu bir salonda herkesin anlayabileceği dilde uzman olduğu konuda bilgilerini aktarıyor. Sizi bilmem ama ben böyle bir sosyolojik mucizeye tanık olduğumda büyüleniyorum. Beni burada en çok etkileyen cömertlik (bilgi cömertliği) ve zarafet (ince düşünce) sanırım. Ve bu coşkumu herkesle paylaşmak istiyorum.

  • Böyle bir programı görmekten memnuniyet duydum. Üniversitemizdeki bilgi birikimimizi toplumla ve birbirimiz ile paylaşmak için çok önemli bir girişim. Tebrik ediyorum. Seminer oldukça keyifliydi. Hocamız konuyu olası en verimli şekilde özetleyip aktardı. Konu itibariyle de oldukça ilgi çekici idi.

  • Sürekli ismini duyduğum, kitaplarını yazılarını okuduğum bir hocayı karşımda 1-2 m mesafede dinlemek onur vericiydi.

  • Seminerden çok memnun kaldım. Yaz döneminde de yapılmasını çok isterim. Böyle bir seminerin ücretsiz olarak verilmesi benim gibi bu tip seminerlere bütçe ayıramayacak insanlar için çok faydalı oldu. Teşekkür ediyorum.

  • Tatillerde kendimizi geliştirmemiz ve vaktimizi güzel bir şekilde değerlendirmemiz açısından çok faydalı oldu. Teşekkürler.

S.S.S.

Sıkça Sorulan Sorular.

Nasıl kayıt olabilirim?
Sayfamızın kayıt kısmından 22 Ocak saat 10’dan sonra online bilet alarak kayıt yaptırabilirsiniz.
ODTÜ girişlerinde sorun yaşar mıyım?
ODTÜ girişlerinde sorun yaşanmaması için biletinizi mutlaka yanınızda getirmeniz gerekmektedir.
Katılım Belgesi almak istiyorsam ne yapmalıyım?
Katıldığınız her bir seminere dair katılım belgesi almak isterseniz, seminer sonunda biletinizi salon görevlisine kaşeletmeniz ve koridorda bulunan danışma masasına giderek her seminer için 15 TL yatırmanız gerekmektedir. Daha sonra Katılım Belgeleri online hazırlanarak size ulaştırılacaktır.
Basılı biletimi yanımda getirmeli miyim?
Online biletinizi yanınızda getirmeniz gerekmektedir.
Nerede yemek yiyebilirim?
ODTÜ Kapmüsünde bulunan yemek yerleri hakkında bilgilye http://www.metu.edu.tr/tr/yiyecek-icecek bağlantısından ulaşabilirsiniz. Seminer yerine yakın olarak aynı binada bulunan işletme kantini, eğitim fakültesi kantini veya zeytin cafe’de yemek yiyebilirsiniz.